Bugun...
SON DAKİKA

Binler Saros'ta Seslendi: BOTAŞ Saros’tan Elini Çek!

Keşan’a bağlı Sazlıdere ve Gökçetepe köyleri arasındaki Saros Körfezi kıyısına BOTAŞ tarafından yapılan Likit Doğal Gaz Taşıma Yükleme Limanı (FSRU) inşaatının durdurulması için Cumartesi günü 'Saros'uma Dokunma' mitingi düzenlendi.
facebook-paylas
 Tarih: 10-07-2021 18:46:07

Binler Saros'ta Seslendi: BOTAŞ Saros’tan Elini Çek!

Saros Körfezi’nde BOTAŞ tarafından yapılan FSRU Limanı projesine karşı Keşan Kent Konseyi ve Saros Gönüllüleri Platformunun düzenlediği miting binlerce vatandaşın katılımıyla yapıldı.

“Saros’a adalet için Saros’uma dokunma” çağrısıyla yapılan mitinge Gelibolu Kent Konseyi ve Saros Gönüllüleri, DİSK Emekli Sen, Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu, Validebağ Gönüllüleri Derneği, Keşan Doğa Çevre Derneği, İda Dayanışma Derneği, Eğitim Sen, Çanakkale Doğa ve Çevre Platformu destek verdi.

Keşan'da, Anafartalar Caddesi'nde sivil toplum örgütleri ve bazı siyasi parti temsilcilerinin de katılımıyla toplanan binlerce kişi, açtıkları pankart ve ellerinde taşıdıkları dövizlerle sloganlar atarak, Cumhuriyet Meydanı'na yürüdü.

Meydanda konuşma yapan Keşan Kent Konseyi Başkanı Hasan Karagöz, FSRU inşaatının durdurulması için Saros Dayanışma Gönüllüleri ve Kent Konseyi'nin yürüttüğü hukuki süreç hakkında bilgi verdi. Karagöz, "Saros'a adalet istiyoruz. Bugün burada bu coşku, bu katılım herhalde sağır kulakları açmış, kör gözleri parlatmıştır. Burada halkın gerçeğini görmüşlerdir. Umarız ki biz mitingi sonlandırdığımızda yetkililer, gidip makineleri bağlar, mahkeme kararlarını uygularlar. 2'nci ÇED davamız kaldı sadece. 4 Ağustos'ta Edirne İdare Mahkemesi'nde, duruşmalı mahkememiz var. Bugün buraya katılan kitlenin 3-5 katını oraya taşımaya var mısınız? Bu memlekette hakimler var, yargıçlar var. Bunu düzelteceğimize inanıyoruz" dedi.

Mitingde bir konuşma da Saros Gönüllüleri Temsilcisi Mürşide Çoban tarafından gerçekleştirildi. Çoban konuşmasında; “Hukuksuz başlatılan, FSRU Doğalgaz ve petrol taşımacılığı limanı, körfezimize her gün telafisi mümkün olmayan, zararlar vermeye devam ediyor. Bu liman yapıldığında, Katar’ın doğalgazını Avrupa’ya taşıyacak olan, 100 bin tonluk dev kargo gemileri, 400 m uzunluğunda boylarıyla, 10 m çaplı pervaneleriyle, sığ deniz dibini ters düz edecek, körfezin flora ve faunasını tamamen bozacaktır.

Dış ticaret için, başka ülkelere verilmiş sözler uğruna, arazi sahiplerine bilgi dahi verilmeden, vatandaşın Ata topraklarına ansızın girilmiştir. İki kez ÇED raporunu iptal ettirmiş olmamıza, tüm itirazlarımıza, devam eden mahkeme sürecimize ve en önemlisi bölge halkının projeye karşı olmasına rağmen gece gündüz demeden, son hızla yıkıma, talana devam edilmektedir.

BOTAŞ ve yüklenici firma, tüm çevredeki Saros sakinlerini, her gün hafriyat tozu, gürültüsü ve görüntü kirliliğine boğarak, adeta gümrükten mal kaçırır gibi bir telaşla çalışıyor. Her liman direği için, deniz tabanını 50 metre delip, tüm deniz canlılarını yok ederek, Saros’un tabanına tonlarca beton dökülüyor.

Kaptan Cousteau’nun Kızıldeniz’e eş güzellikte dediği, dalış turizmi yapılan deniz dibi güzelliği hallaç pamuğu gibi atılarak, hunharca zarar verilerek ilerleniyor. Kendi kendini temizleme özelliğine sahip, dünyanın en özel denizlerinden biri olan körfezimizn ne yazık ki dış kaynaklardan artarak gelen kirliliği temizlemesi, mümkün olmayacaktır. Her gün, tüm kıyılardaki gönüllülerimizden aldığımız şikayetlerle görüyoruz ki; inşaatın yarattığı tahribat ile daha şimdiden deniz suyumuz hızla kirlenmektedir. Biz Saros Gönüllüleri ,Saros Körfezinin; İzmit, Aliağa, Bandırma Körfezi gibi balçık haline dönmesini istemiyoruz.

Ayrıca; Bu projenin bu bölgeye ne istihdam, ne doğalgaz ihtiyacını karşılama gibi hiç bir faydası yoktur, olmayacaktır. Botaş’ın dış alım satım anlaşmaları gereğince bu terminalde dönüştürülen tüm doğalgaz Avrupa ülkelerine transfer edilecektir. Başından beri savunduk ki; seçilen bu bölge yanlıştır. Liman inşaatının yalnızca,7 km ilerisinde aktif Ganos fay hattı bulunmaktadır. Olası depremde, yaşanacak bir kazada, bir doğalgaz tankerinin patlaması, Hiroşima’ya atılan atom bombasının tam 55 kat büyüğünde yıkım gerçekleştirecektir. Böyle bir durumda , bölgede tek bir canlı bile kalmayacaktır.

Bugüne kadar, Trakya Platformu’nun ve Keşan Kent Konseyi’nin desteğiyle yürüttüğümüz mücadelemizde, 45 bin ıslak,130 bin Change.org’da olmak üzere toplam 175 bin imzamız var. Tüm sahil kesimlerinde ve hatta yurdun her köşesinde on binlerce gönüllümüz bulunmaktadır. Bugün bu alanda, bir kez daha gördük ki halk bu limanı istemiyor. Bu nedenle sesimizi daha da yükselterek, hep birlikte bir kez daha haykırıyoruz. Halk bu Limanı istemiyor, istemiyoruz.

Sadece halk da değil, bu güne kadar 3 dava açtık, Bölgede 3 kez keşif yapıldı, keşif için gelen her biri ayrı disiplinden uzman Bilim insanları da bizi doğruladılar, desteklediler, lehimize karar verdiler. Bilimin esasına ve hukukun üstünlüğüne inanarak yol aldığımız süreçte, bugüne kadar pandemi nedeniyle elimiz,  kolumuz bağlı beklemek zorunda kaldık.

Artık sabır taşı çatlamıştır. Onbinlerce ağacımız kesildi, verimli tarım arazilerimiz yok oldu.

Yetmedi, köylünün arazisine “Buradan yol şurada şantiye yeri lazım” denilerek tutanaklar imzalattırılıp işgal edilmeye, el konulmaya devam edildi.

ÇED raporlarında 270 m uzunlukta yapılacağı söylenen liman, ihalede 320 m uzunluğuna çıkarılmış olup ÇED raporuna da riayet edilmediği ortaya çıkmıştır. Belli ki; proje bitinceye kadar veya bittikten sonra; Petrol kimya tesisleri, yan sanayi tesisleri, gemi bakım, onarım alanları, depo, ek bina, müştemilat gibi ihtiyaç duyulması muhtemel ilavelerle de alanının genişlemesinin önü açık bırakılmıştır. 2018 yılında Turizm koruma ve geliştirme bölgesi ilan edilen bölgemize, aynı yıl inşaat başlatılarak yapılan bu zulüm artık dayanılmaz olmuştur.

Saros milyonlarca yılda oluşmuş özel, kapalı bir habitattır.

Önce Turizm koruma ve geliştirme bölgesi ilan edip, aynı yıl inşaata başlamış olmanız hiç samimi değildir. “Ben yaptım oldu” mantığıyla körfezimizi yok etmeye hakkınız yoktur.

Neden Saros? Neden? Cennetimizi Cehennem ediyorsunuz? Körfezimizin doğal halinden, cennet kıyılarımızdan, denizimizden, güneşimizden, temiz havamızdan ne istiyorsunuz? Bırakın. Her yıl Saros’dan milyonlarca insan faydalanıyor, bundan sonrada çocuklarımız, torunlarımız faydalanmaya devam etsin.

Bu proje; Trakya’nın, hatta tüm ülkenin, maddi manevi zarar göreceği, ekonomik ve kültürel kalkınmaya darbe vurulacağı ,bir yıkım projesidir. Farkında değil misiniz? Bin kere söyledik gene söyleriz, bıkmadan, usanmadan, bin kez daha söyleriz, bu liman için seçilen yer yanlıştır.

Boru hattı için 10 bin ağaç kesildi. Anayasamızın 169. Maddesi, “Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir” diyor. BOTAŞ  ise Anayasa’yı çiğneyerek boru hattını mümkün olduğunca yanan orman alanlarına yerleştirdik” diyerek suç işlediğini itiraf ediyor.

Eyyy BOTAŞ! Ülkemiz Katar’ın vilayeti değildir, Avrupa ülkelerinin taşeronu ya da maşası hiç değildir. Ülkemiz, ticari anlaşmalar yaparken kendi coğrafyasını ve habitatını kirletme uğruna, bu ticari anlaşmalara taraf olamaz, olmamalıdır. BOTAŞ  Saros’dan çıkıncaya kadar ve bozulan her yer rehabilite edilinceye kadar mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz. Buna inancımız tamdır” dedi.

Sarosuma Dokunma eylemi için ilçemizden de bir çok STK ve vatandaşların katıldığını belirten Gelibolu Kent Konseyi Başkanı Bünyamin Turan; Gelibolu Kent Konseyi ve Saros Gönüllüleri olarak bu eyleme ilçemizden 3 otobüs kalktı. Bir çok kişi de özel araçlarıyla Keşan’a gelerek eyleme katıldı, dedi.

Mitingde, yerel müzik topluluğu 'Grup Dörtyol' ile şarkıcı Haluk Levent, mini konser verdi.

Haber: Elçin YÜZÜAK

  Bu haber 421 defa okunmuştur.
Etiketler

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER YEREL HABER Haberleri
  HABER ARŞİVİ
  HAVA DURUMU
GAZETEMİZ
  ANKET Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
  NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
  HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI