Bugun...

KADINIMIZA SAYGI

 Tarih: 07-03-2022 20:55:00
RUFAT ŞENER

          Kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun!

          Türkiye Cumhuriyeti hukukunda kadınlarımızın saygınlığını ve erdemini yücelten Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, “Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir ulusunda, Anadolu köylü kadınının üzerinde kadın çabası göstermek olanağı yoktur ve dünyada hiçbir ulusun kadını ‘Ben   Anadolu kadınından daha çok çalıştım, ulusumu kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar çaba gösterdim diyemez.” sözleriyle bu değerbilirliğini anlatır.

          Dün, varlığının ve ulusunun geleceğine güç veren Türk kadını; bugün de ulusumuzun yarınlarını aydınlatmanın erişkinliğindedir, laik Cumhuriyetimizin karşısına çıkacak tehlikeler sürecinde sorumluluğunun bilincindedir.

          Laik Cumhuriyet hukuku, kadınlarımızı kul olmaktan çıkarıp siyasal ve hukuksal düzenin gerçek yapıcı yurttaşı, bireyi konumuna getirmiştir.

          Kadınlarımız, ulusal ve toplumsal yaşamın özgür insanı, erkeklerle eşit yurttaşlarıdır.

          Bu, laik ve demokratik devlet düzenimizde Türk Medeni Kanunu ile yasal güvenceye bağlanmıştır.

          Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu günden beri birbirine eklemlediği devrimler zinciri içinde ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği İlkesi’ sağlamış; çağdaş, ulusal, laik ve tekil devlettir. Bu Devletin çatısı altında nasıl ki etnik köken ayrımcılığına yer yoktur, laik düzeni sarsıcı ve kadın erkek eşitliğini ayrıştırıcı uygulama ve yaklaşımlara da Türk kadını asla izin vermeyecektir!

          Kadınımız evde, iş yaşamında, okulda kendisinin yadsınacağı inanç, tutum ve davranışların önünde eriştiği demokratik bilinciyle kendisini savunmak erdemindedir.

           Bu varsıllığı içinde, kadınlarımız yakın geçmişe dek toplumsal şiddete karşı kendilerini korumanın bir güvencesini de İstanbul Sözleşmesi’nden alıyorlardı. Bu sözleşme 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da imzaya açıldığı için, dünya kamuoyunda İstanbul Sözleşmesi adıyla anılıyordu. Türkiye’nin ve onlarca devletin katılımcısı olduğu, Avrupa Birliği’nin de kabul ettiği İstanbul Sözleşmesi 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe girmişti. Uluslararası bir sözleşme olup ve TBMM’de de onaylanan bu sözleşme, kadınlarımızı evrensel dünyada ve Türk kamuoyunda koruyucu hükümler taşıyordu.

           Ne var ki 20 Mart 2021 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanan 3718 Sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı sonucu, Cumhurbaşkanı kararıyla İstanbul Sözleşmesi feshedilmiş bulunmaktadır.

          Türk kamuoyunu ayağa kaldıran karara karşı, gün günden artan sayıda küçük düşürücü ve katledici cinayetler önünde, varlıklarına yönelen şiddetten korunmak için kadınlarımız, feshedilmiş İstanbul Sözleşmesi’ne tekrar dönülmesini beklemektedir. Kadınlarımız kazanılmış haklarının hukuk düzenimize ve toplum yaşamına kazandırılması isteğini de bir kez daha dile getiriyor bu Dünya Emekçi Kadınlar Gününde!

           Kadınlarımız; Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ilkesi için, İstanbul Sözleşmesi için, verecekleri savaşımı yasaklara, baskılara karşın laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin ilkelerine yürekten bağlı olduklarını göstereceklerdir Dünya Emekçi Kadınlar Gününde!

          Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş devlet gücüdür ki; kadınımızı annelik görevini yerine getirirken insan onuruna yaraşır kimliğe eriştirmiş, onu bedensel varlığı üzerinde özgürce karar alabilmek, kullanabilmek güç ve yetisine kavuşturmuştur. Kızlarımızı ve kadınlarımızı sevecenliklerini, gönül zenginliklerini, düşün yaşamlarını toplum yaşamına özgürce açabilmek varsıllığıyla tanıştırmıştır.

           Cumhuriyet devrimlerinin ışığı gözlerinde parladıkça; kadınlarımız, istençlerinin yenilmek bilmez gücünü çağdaş ve uygar Türk toplumunu var etmenin savaşımında kanıtlayacaklardır.

           Bizim dileğimiz ve mücadelemiz de kadın dövmenin olmadığı, kuma kaygılarının bunaltmadığı, evin annesinin evden kovulmayı düşünmediği, namus cinayetlerinin yaşanmadığı, çocuk yaşta evliliklerin, zorla evlendirmenin ve ‘çocuk gelinler’in   görülmediği toplum yaşamında kadınlarımızın onurlu ve erdemli yaşamlarını sürdürebilmeleridir. Cinsiyetçiliğin kurbanı görülmeyecek kadınlarımızın   erkeği ile yan yana eşit haklarla kurduğu Türk aile yaşamında, Cumhuriyet hukukumuzun ve adaletin koruması altında güven içinde yaşayabilmeleri demokrasimizin de temel kuramı bilinmelidir.

            İnanıyor ve güveniyoruz ki kadınlarımız; üzerlerinde oynanacak her türlü istismara, dışlanmaya, ötekileştirmeye, cinsiyet ayrımcılığına, tacizlere ve iş yaşamının istihdam engellerine karşı hukuk devletinin koruyucu şemsiyesini açabilmek gücündedir. Bu şemsiyenin, parlamenter demokrasilerde “Kadın - erkek eşit olur mu? Bu insanın fıtratına ters.” yaklaşımını yıkmakla açılabileceğini bilecek olgunluktadırlar.

            Cinsiyet ayrımcılığını elbirliğiyle yıkmak zorundayız.

            Kadına saygı onurumuzdur!

            Kadınsız demokrasi olmaz!

            Türkiye’de kadın olmak zor değil!

            Erkeklerle eşit hak ve özgürlükler çerçevesinde; kadınlarımızın, aileleri içinde ve uygar Türk toplumunda saygın yerlerini korumak bilincine erişmişlikten geri kalmayacaklarına duyduğumuz umut ve güven ile 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlarız.

  Bu yazı 311 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI